Aynı Aile, Ayrı Türler
Balık tezgâhında yan yana duran pembemsi etli iki balık çoğu zaman aynı tür sanılır. Oysa somon ve alabalık, Salmonidae ailesinin farklı cinslerine ait ayrı türlerdir. Atlantik somonunun bilimsel adı Salmo salar, gökkuşağı alabalığının Oncorhynchus mykiss, kahverengi alabalığın ise Salmo trutta'dır.
Aile ortaklığı aradaki farkı ortadan kaldırmaz. Salmo cinsi hem Atlantik somununu hem kahverengi alabalığı, Oncorhynchus cinsi ise hem Pasifik somonlarını hem gökkuşağı alabalığını kapsar. Türkiye'de balık reçetelerinde ve tezgâhlarda "somon alabalığı" gibi ticari adlarla da karşılaşılabilir; bu tür yerel adlandırmalar bilimsel tür sınıflandırmasıyla birebir örtüşmeyebildiği için etiketteki isim yerine balığın gerçek türüne bakmak daha güvenilirdir.
Tatlı Su mu, Tuzlu Su mu? Anadrom Yaşam Döngüsü
Somonların yaşam döngüsü baştan sona göç üzerine kuruludur. Yumurtadan tatlı su derelerinde çıkarlar, gençlik dönemlerini nehir ve göllerde geçirirler, ardından denize göç edip yetişkinliklerini deniz balığı gibi sürdürürler. Üreme zamanı geldiğinde doğdukları tatlı suya geri dönerler; bu döngüye anadrom denir.
Alabalıkların büyük bölümü bu göçü yapmaz, hayatlarının tamamını tatlı su göl, nehir ve sulak alanlarında geçirir. Yine de her iki türün denize göç eden alt formları vardır: gökkuşağı alabalığının deniz formuna çelikbaş, kahverengi alabalığın deniz formuna deniz alabalığı denir. Yani anadrom yaşam biçimi somona özgü değildir, alabalıkta ise kural değil istisnadır.
Etin Turuncu Rengi Nereden Geliyor?
Somon ve alabalık etinin pembe-turuncu rengi bir boyama değil, astaksantin adlı doğal bir karotenoid pigmentin sonucudur. Bu pigment balığın vücudunda üretilmez, besin zincirinden gelir: doğal ortamda balık, astaksantin içeren kabuklu deniz canlıları, karides ve krill ile beslenerek bu pigmenti dokularında biriktirir. Doğal pigment karışımında astaksantinin yanında daha düşük oranda kantaksantin de bulunabilir.
Çiftlik balıkçılığında ortam farklıdır; balık doğal avı bulamayacağı için pigment kaynağı doğrudan yeme eklenir. Amaç, balığı yapay biçimde parlatmak değil, doğal beslenmede oluşacak rengi yeniden üretmektir. Astaksantin, gıda otoriteleri tarafından balık yeminde kullanılan bir renk katkı maddesi olarak tanımlanır ve hem doğal hem sentetik kaynaktan elde edilebilir.
Adlandırmadaki Karışıklık: Alabalık Neden Somon Gibi Satılabiliyor?
Turuncu et rengi ticari adlandırmada da karışıklığa yol açar. Astaksantin bakımından zengin bir yemle beslenen gökkuşağı alabalığı, doğal hâline göre çok daha pembe bir et rengine ulaşabilir; bu da tezgâhta alabalığın somonla karıştırılmasını kolaylaştırır.
Bazı pazarlarda bu benzerlik etikete de yansır. Şili ve Norveç'te deniz kafeslerinde astaksantin bakımından zengin bir yemle yetiştirilip pembeleştirilen gökkuşağı alabalığı, "çelikbaş" (steelhead) adıyla ihraç edilir. Oysa çelikbaş, gökkuşağı alabalığının göçmen bir alt formunun adıdır ve etiket, balığın gerçekten bu alt forma mı yoksa tatlı su formuna mı ait olduğunu her zaman netleştirmez. Bu yüzden ambalajdaki ticari ad, bilimsel tür adının güvenilir bir yerine geçmez.
Görünümden Ayırt Etmek Mümkün mü?
Etiket güvenilir değilse tezgâhta bütün balığa bakarak da bir ayrım yapılabilir. Yetişkin Atlantik somonu gümüşi-mavi bir parlaklığa sahiptir; siyah benekler ağırlıklı olarak yanal çizginin üzerinde toplanır, kuyruk yüzgeci ise genellikle beneksizdir.
Gökkuşağı alabalığı ise mavi-yeşil ya da zeytin yeşili bir gövdede, vücudun tamamına yayılan yoğun siyah beneklerle görülür. Adını da aldığı kırmızımsı-pembe şerit, solungaçtan kuyruğa kadar yanal çizgi boyunca uzanır ve özellikle üreme dönemindeki erkeklerde belirginleşir.
Yağ Oranı ve Doku Farkı
Somon da alabalık da yağlı balık sınıfına girer ve omega-3 yağ asitleri bakımından zengin kabul edilir. Ancak ikisinin ağızda bıraktığı doku hissi aynı değildir. Somon, özellikle çiftlik somonu, genellikle daha yoğun ve belirgin bir yağ dokusuna sahiptir; bu da etin daha yumuşak ve dolgun hissedilmesini sağlar.
Alabalık eti ise tipik olarak daha ince lifli ve hafif bir yapıdadır. Bu fark iki balığı aynı tarifte birbirinin yerine koymayı her zaman doğru seçim yapmaz: somonun yağı yüksek ısıda bile eti nemli tutmaya yardımcı olurken, alabalık daha kısa pişirme sürelerinde iyi sonuç verir.
Boy ve Porsiyon: Fark Ne Kadar Büyük?
Büyüklük farkı mutfaktaki kullanım biçimini de belirler. Denizde iki yıl geçiren yabani Atlantik somonu ortalama 71-76 santimetre boya ve 3,6-5,4 kilogram ağırlığa ulaşır; çiftlik somonu da benzer hasat ağırlıklarını hedefler. Bu büyüklük, somonun neden çoğunlukla fileto veya biftek (steak) kesimi olarak satıldığını açıklar.
Alabalık ise büyük ölçüde küçük kalır. Tatlı suda yetişen gökkuşağı alabalığı genellikle 0,5-2,5 kilogram arasındadır; yalnızca göl ve deniz formları 9 kilograma kadar çıkabilir. Bu yüzden alabalık mutfakta sıklıkla bütün balık olarak, kişi başı bir porsiyon şeklinde pişirilir.
Türkiye'nin Alabalığı, İthalatın Somonu
Türkiye, gökkuşağı alabalığı yetiştiriciliğinde dünyanın önde gelen üreticileri arasında sayılır; iç sulardaki tesislerde yetiştirilen alabalık, yurt içi pazarın büyük bölümünü doğrudan karşılar. Bu da alabalığı Türkiye'de nispeten ulaşılabilir ve yerel bir ürün hâline getirir.
Somon tablosu farklıdır. Atlantik somonunun neredeyse tamamı çiftlikte yetiştirilir ve bu üretimin merkezinde Norveç ile Şili yer alır; her iki ülke de somonun ihtiyaç duyduğu soğuk kıyı sularına ve büyük deniz kafesi altyapısına sahiptir, Türkiye ise bu üretici ülkeler arasında değildir. Market ve restoranlarda karşılaşılan somonun büyük kısmı bu yüzden ithal bir üründür.
Pişirme Yöntemine Göre Hangisi Daha Uygun?
Somonun yüksek yağ oranı onu ızgara ve fırında hataya daha toleranslı kılar; yağ, eti kurumaya karşı korur. Füme somon da bu yağ yapısı sayesinde yaygın bir işlemdir ve dokusunu kaybetmeden tuzlama-tütsüleme sürecine dayanır.
Alabalık, ince yapısı nedeniyle daha kısa ve kontrollü pişirmeyi sever; bütün balık hâlinde fırınlama veya tavada çabuk pişirme iyi sonuç verir. Çiğ tüketim söz konusu olduğunda ise her iki balık için de aynı gıda güvenliği kuralı geçerlidir: bu balıklar parazit taşıyabildiğinden, çiğ servis edilmeden önce dondurularak parazitin öldürülmesi gerekir.
Okuyucunun Dikkatine
Çiğ veya az pişmiş servis edilecek somon ve alabalıkta tuzlama ya da marine etmek tek başına yeterli değildir. ABD gıda otoritesi, çiğ tüketilecek balığın -35°C'de 15 saat ya da -20°C'de 7 gün dondurulmasını şart koşar; benzer kurallar birçok ülkede uygulanır.
Hangi Durumda Hangisi Tercih Edilmeli?
Zengin, yağlı ve büyük kesim bir balık arayan; ızgarada, fırında veya füme olarak hataya toleranslı bir sonuç isteyen biri için somon daha uygun bir seçimdir. Yüksek ısıda bile nemini koruyan yapısı, özellikle deneyimsiz mutfaklar için avantajdır.
Daha hafif, ince dokulu bir balık isteyen; bütün balığı kişi başı porsiyon olarak servis etmeyi düşünen ya da yerel/iç su kaynaklı bir ürünü tercih eden biri içinse alabalık öne çıkar. İki balık da aynı ailenin üyesi olsa da hangisinin sofraya daha uygun olduğu, damak zevkinden çok pişirme yöntemine ve porsiyon planına bağlıdır.
Yorumlar (2)
"Somon alabalığı" gibi ticari adların bilimsel sınıflandırmayla örtüşmediği uyarısı çok değerli, market etiketine artık dikkat edeceğim.
Anadrom göç kavramını hiç bilmiyordum, somonun neden tatlı suya geri döndüğünü şimdi anladım.