Skandinav Mutfağı Neyi Kapsar?
Yılın büyük bölümü kısa gün ışığı ve donmuş toprakla geçen bir coğrafyada mutfak, mevsimlik bir tercih değil bir hayatta kalma planıdır. Skandinav mutfağı da bu iklimin sofrasıdır: tuzlanmış, kurutulmuş, tütsülenmiş, fermente edilmiş bir mirastır.
"Skandinavya" dar anlamıyla Danimarka, Norveç ve İsveç'i kapsar; bu üç ülke ortak tarih, dil ve kültür bağıyla anılır. "Nordik ülkeler" ise bu üçüne Finlandiya ve İzlanda'yı, ayrıca Grönland, Faroe Adaları ve Åland gibi özerk bölgeleri ekleyen daha geniş bir tanımdır. İngilizce kullanımda "Scandinavia" bazen Nordik ülkelerin eşanlamlısı gibi geçse de coğrafi olarak doğru ayrım budur. Bu yazı iklimin dayattığı ortak mutfak mirasını konu aldığından, Nordik coğrafyaya, özellikle Finlandiya'ya da zaman zaman değinir.
Okuyucunun Dikkatine
Skandinavya (Danimarka, Norveç, İsveç) ile Nordik ülkeler (+ Finlandiya, İzlanda) aynı şey değildir; mutfak yazılarında bu ikisi sık karıştırılır.
Kısa Yaz, Uzun Kış: Saklama Teknikleri
Kuzey enleminde yetiştirme mevsimi kısadır, kış aylarıysa uzun sürer; bu yüzden Skandinav mutfağının omurgasını tuzlama, kurutma, tütsüleme, fermantasyon ve turşulama oluşturur. Somonun tuz, şeker ve dereotuyla kürlendiği gravlax bunlardan biridir. Adı Eski İskandinav dillerindeki "gräva" (gömmek) kökünden gelir; ortaçağ balıkçılarının balığı kıyı kumuna gömerek hafifçe fermente etmesine dayanır. Bugün fermantasyon uygulanmıyor, balık kuru bir tuz-şeker-dereotu karışımına "gömülüp" on iki saatten birkaç güne kadar bekletiliyor; yazılı en eski izine 1348 tarihli bir Norveç belgesinde rastlanır.
Fermente ringa balığı surströmming, İsveç mutfağında en geç 16. yüzyıldan beri bilinir; balık önce kuvvetli salamurada bekletilip sonra en az altı ay süren bir fermantasyona bırakılır. Norveç'in rakfisk'i alabalık veya som balığının tuzlanıp 5°C'nin altında bir ila üç ay, bazen bir yıla kadar bekletilmesiyle yapılır; terimin ilk yazılı kaydı da gravlax ile aynı yıla, 1348'e uzanır. Salamura ringa için balık önce tuzla suyu çekilir, sonra sirke-tuz-şeker karışımında bekletilir; bu yöntem ortaçağdan beri Kuzey Avrupa'da balığı depolamanın ve taşımanın bir yolu olmuştur.
Kıyının Ekonomisi: Balık
Ringa balığı, Baltık kıyısı topluluklarının yüzyıllardır temel geçim kaynaklarından biridir; Baltık ringa balıkçılığı ortaçağdan bu yana sürdürülemez düzeylerde yürütülmüştür. 16. yüzyılın ortasında küçük buzul çağıyla bağlantılı soğuma ile aşırı avlanmanın birleşmesi, o döneme kadar baskın olan güzün yumurtlayan ringa popülasyonunu neredeyse yok olma noktasına getirmiş, bu popülasyon zamanla ilkbaharda yumurtlayan türle yer değiştirmiştir.
Morina balığı Norveç kıyısında farklı bir geleneği doğurmuştur: tuzsuz, açık havada kurutulan morina Norveç'in en uzun soluklu ihraç kalemidir. Ürün bir ticaret metası olarak ilk kez 13. yüzyıl kaynaklarında geçer; İzlanda sagalarından Egils Saga ise bundan çok önce, MS 875'te Norveç'ten İngiltere'ye kurutulmuş balık gönderildiğini anlatır. Balık, Lofoten Adaları'ndaki ahşap sehpalarda aylarca kurutulur; bu süreçte ağırlığının yaklaşık yüzde seksenini oluşturan suyunu kaybeder.
Çavdarın Ekmeği
Kuzeyin serin ikliminde buğday yerine çavdar ve yulaf öne çıkar; İskandinav ekmek kültürünün en tanıdık ürünü de çavdar unundan yapılan gevrek ekmek knäckebröd'dür. Ortasında delik bulunan yuvarlak biçimi, ekmeklerin tavana yakın uzun sırıklara dizilerek saklanmasından kaynaklanır. Orta İsveç'te bu ekmeğin en az 6. yüzyıla uzanan izlerine rastlanmış, ilk endüstriyel üretim 1850'de Stockholm'de başlamıştır.
Süt ve Kahverengi Peynir
Tereyağı ve ekşitilmiş süt ürünleri Skandinav mutfağının günlük omurgasındandır. Norveç'e özgü brunost teknik olarak peynir değildir; peynir altı suyu, süt ve kremanın saatlerce kaynatılıp süt şekerinin karamelize olmasıyla elde edilir. Bugünkü tarifi, Gudbrandsdalen vadisinde çalışan sütçü Anne Hov'un 1863'te kremayı peynir altı suyuna ekleyip demir bir kazanda kaynatmasıyla ortaya çıkmış, bölge ekonomisini durgunluktan çıkaracak kadar tutulmuştur. Hov, bu katkısından dolayı 87 yaşındayken, 1933'te Kral Liyakat Madalyası'yla ödüllendirilmiştir.
Ormanın Payı: Toplayıcılık ve Allemansrätten
Kısa yaz, tarım kadar toplayıcılığı da mutfağa katmıştır: yaban mersini, kırmızı yaban mersini (lingonberry) ve bulut yaban mersini (cloudberry) gibi orman meyveleri, yabani mantar ve av eti Skandinav sofrasının mevsimlik parçalarıdır. Bu toplayıcılığı mümkün kılan hukuki zemin allemansrätten, yani herkesin doğaya erişim hakkı geleneğidir: Norveç bu hakkı 1957'de Doğada Serbest Dolaşım Yasası'yla, İsveç ise 1994'te anayasasına ekleyerek güvenceye kavuşturmuştur; her ikisi de yabani meyve ve mantar toplamaya, kısa süreli kamplamaya izin verir.
Sofra ve Mola Kültürü: Smörgåsbord ile Fika
Smörgåsbord, 16. yüzyılda İsveç ve Finlandiya'daki tüccar ve üst sınıf sofralarında brännvinsbord adıyla başlamış; ekmek, tereyağı, peynir ve ringadan oluşan sade bir başlangıç sunumuydu. 17. yüzyılın ortasında sıcak yemekler eklenerek ana öğüne dönüştü, 1912 Stockholm Olimpiyatları döneminde restoranlarda ana öğün olarak sunulmaya başladı ve 1939 New York Dünya Fuarı'ndaki İsveç Pavyonu'nun restoranıyla uluslararası tanınırlık kazandı.
Fika ise günlük bir mola geleneğidir: kahve ile tarçınlı çörek veya benzer hamur işlerinin eşlik ettiği, iş yerlerinde bile sıradan sayılan bir ara. Kelime, İsveççe kahve anlamına gelen "kaffe" sözcüğünün hecelerinin yer değiştirmesinden türetilmiştir; gelenek kahvenin demir sobalı evlerde yaygınlaştığı 19. yüzyılın sonlarına dayanır.
Yeni Nordik Mutfak: Manifestolu Bir Hareket
2000'lerin ortasında ortaya çıkan Yeni Nordik Mutfak akımı, kurallarını yazıya döken bir manifestoyla diğer bölgesel akımlardan ayrılır. 2004 yılında Kopenhag'da, bir gıda girişimcisi ve bir grup İskandinav şefin imzasıyla yayımlanan metin; saflığı, sadeliği ve tazeliği öncelikli değer sayar, mevsimsel ürün kullanımını ve bölgenin kendi ikliminden, suyundan, toprağından beslenen yerel malzemeyi merkeze koyar.
Akım, marine etme, tütsüleme ve tuzlama gibi geleneksel Skandinav tekniklerini de manifestonun bir parçası sayar; yani Yeni Nordik Mutfak yüzyıllardır sofrayı ayakta tutan saklama tekniklerini terk etmez, onları çağdaş bir mutfak diline taşır.
Yorumlar (3)
Skandinavya ile Nordik ülkeler ayrımını yaptıktan sonra yazı boyunca ikisini yine karıştırmış, tutarsız olmuş.
Gravlaxın "gräva" (gömmek) kökünden gelmesi ve eskiden kumda fermente edilmesi ilginç bir tarihsel detaydı.
Skandinavya ile Nordik ülkeler ayrımını hiç bilmiyordum, İngilizce kullanımın bu farkı bulanıklaştırdığını anlamak işime yaradı.