Neden Islatmak Gerekir?
Kuru nohut, doğrudan kaynatılabilecek kadar hızlı yumuşamaz; pişirmeden önce ıslatılması gerekir. Üniversite beslenme uzantı kurumlarının önerdiği yöntemlere göre ıslatma adımı atlanabilir bir seçenek değil, pişirme süresini kısaltan ve nihai dokuyu belirleyen bir gerekliliktir.
Islatma suyunun kalitesi de sonucu etkiler: mümkünse filtrelenmiş veya sertliği giderilmiş su kullanılması önerilir, çünkü sert su içindeki mineraller nohudun kabuğunu sertleştirip pişme süresini uzatabilir. Islatmadan önce nohutların arasındaki taş ve yabancı parçacıkların ayıklanıp durulanması da standart bir hazırlık adımıdır.
Islatma yalnızca süreyi kısaltmakla kalmaz, nohudun pişme sırasında eşit biçimde yumuşamasına da yardımcı olur. Kuru hâlde doğrudan kaynatılan bir nohut, dışı yumuşarken içi sert kalma eğilimindedir; ıslatma bu farkı önceden gidererek daha homojen bir sonuç sağlar. Bu yüzden zaman baskısı altında bile ıslatma adımını tamamen atlamak yerine, en azından hızlı ıslatma yöntemini uygulamak daha tutarlı bir sonuç verir.
Islatma Yöntemleri: Yavaş, Sıcak ve Hızlı
Üç farklı ıslatma yöntemi vardır ve her biri farklı bir süreye dayanır. Yavaş ıslatmada yarım kilo (yaklaşık 450 gram) kuru nohut, on su bardağı suyla kaplanıp buzdolabında altı ila sekiz saat, tercihen bir gece boyunca bekletilir.
Tercih edilen yöntem olan sıcak ıslatmada nohut önce suyla kaynamaya getirilir, iki üç dakika kaynatıldıktan sonra ocaktan alınır, üzeri kapatılıp dört ila yirmi dört saat oda sıcaklığında bekletilir. Hızlı ıslatmada ise aynı kaynatma adımının ardından bekleme süresi yalnızca bir saate indirilir — zamanın kısıtlı olduğu durumlarda tercih edilen bir kısayoldur.
Üç yöntem arasındaki fark yalnızca süre değil, sonuçtaki dokudur. Yavaş ıslatma daha uzun sürse de nohudun kabuğunun daha az yırtılmasına yardımcı olur; sıcak ıslatma ise kaynatma adımı sayesinde ıslatma sürecini hızlandırırken benzer bir yumuşama sağlar. Hızlı yöntem pratik olsa da, en kısa bekleme süresine sahip olduğu için diğer ikisine göre biraz daha az homojen bir sonuç verebilir.
Okuyucunun Dikkatine
Sıcak ıslatma yöntemi (kaynatıp dört ile yirmi dört saat bekletme) tercih edilen yöntem olarak önerilir; yavaş ıslatmaya göre daha kısa sürede benzer bir sonuç verir.
Islatma Sonrası Pişirme Süresi
Islatma tamamlandıktan sonra nohutlar süzülür, üzerine taze su eklenir ve pişirilir. Bir bardak kuru baklagile iki bardak su oranıyla pişirildiğinde, nohutların yumuşaması bir buçuk ila iki saat sürer.
Genel kuru baklagiller için verilen daha geniş aralık bir ile iki saat arasında değişir; bu fark, nohudun diğer bazı baklagillere göre biraz daha uzun pişme eğiliminde olmasından kaynaklanır. Pişirme sırasında tuz, karabiber ve diğer baharatlar eklenerek nohut tatlandırılabilir.
Nohut, diğer bazı kuru baklagillerle kıyaslandığında daha uzun pişen bir tür sayılır. Mercimek ve bezelye gibi kabuğu daha ince baklagiller genellikle ıslatmaya bile ihtiyaç duymadan çok daha kısa sürede pişerken, nohudun kalın kabuğu ve yoğun yapısı daha uzun bir ıslatma-pişirme döngüsü gerektirir. Bu kalın kabuk aynı zamanda nohudun haşlandıktan sonra da şeklini koruyabilmesinin, salata ve güveçlerde dağılmadan kalabilmesinin de nedenidir. Bu fark, tarif planlarken nohudu diğer baklagillerle aynı süreye sıkıştırmamak gerektiğini gösterir.
Tarihi ve Pişirmenin Besin Değerine Etkisi
Nohut, insanlığın en eski tarıma alınmış baklagillerinden biridir; Suriye'de yapılan arkeolojik kazılarda MÖ 8. binyıla tarihlenen nohut kalıntıları bulunmuştur. Bu da nohudu, tarımın en eski dönemlerinden beri insan beslenmesinin bir parçası hâline getiren baklagillerden biri yapar. Bu kadar uzun bir tarihe yayılan bir baklagilin farklı coğrafyalarda birbirinden bağımsız pişirme gelenekleri geliştirmiş olması şaşırtıcı değildir; ıslatma ve kaynatma yöntemleri, yüzyıllar içinde bölgeden bölgeye küçük farklarla şekillenmiştir.
Nohut dünya genelinde farklı biçimlerde tüketilir: ıslatılıp kabaca çekildikten sonra otlar ve baharatlarla karıştırılıp köfte hâline getirilip kızartılması falafeli oluşturur. Aşkenaz Yahudi mutfağında ise haşlanmış nohut, tuz ve bolca karabiberle sıcak servis edilir. Bazı bölgelerde genç nohut yaprakları da pişirilerek sebze gibi tüketilir. Bu çeşitlilik, nohudun tek bir bölgeye veya mutfağa ait olmadığını, Akdeniz'den Güney Asya'ya kadar geniş bir coğrafyada kendi pişirme geleneğini kurmuş bir baklagil olduğunu gösterir.
Pişirme, nohudun besin profilini de değiştirir: pişirme protein sindirilebilirliğini, temel amino asit indeksini ve protein etkinlik oranını artırırken, toplam protein ve karbonhidrat miktarında belirgin bir değişime yol açmaz. Buna karşılık pişirme, nohudun yağ ve mineral içeriğini bir miktar azaltır; bazı şekerler de pişirme sırasında nohuttan suya geçer. Bu son nokta, pişirme suyunun neden bazı tariflerde (örneğin bazı hummus versiyonlarında) atılmayıp değerlendirildiğini de açıklar; suya geçen bileşenler tamamen kaybolmaz, yalnızca formu değişir.
Pişmişlik Nasıl Anlaşılır ve Artan Nohut Nasıl Saklanır?
Nohudun pişip pişmediğini anlamanın en pratik yolu, birkaç taneyi parmaklar arasında sıkmaktır; nohut direnç göstermeden kolayca ezilebiliyorsa pişmiş demektir. Bu basit test, özellikle hummus gibi nohudun tamamen pürüzsüz bir kıvama getirilmesi gereken tariflerde önemlidir; yeterince pişmemiş nohut, ne kadar uzun blenderdan geçirilirse geçirilsin pürüzsüz bir doku vermez. Bu yüzden hummus gibi tariflerde nohudu biraz fazla pişirmek, az pişirmekten çok daha güvenli bir tercihtir; fazla pişmiş nohut kolayca ezilirken, az pişmiş nohut dokuda hep fark edilir kalır. Dışı yumuşak göründüğü hâlde içi hâlâ sert bir çekirdek hissi veriyorsa, pişirmeye birkaç dakika daha devam edilmelidir.
Pişmiş nohut, pişirme suyuyla birlikte buzdolabında birkaç gün saklanabilir; pişirme suyunun içinde bırakılması nohudun kurumasını ve sertleşmesini önler. Daha uzun saklama için nohut, yine pişirme suyuyla birlikte küçük kaplara bölünüp dondurulabilir; bu şekilde ihtiyaç anında yalnızca gereken miktar çözülüp kullanılabilir. Bu yöntem, tek seferde büyük bir parti nohut pişirip haftalar boyunca farklı tariflerde küçük porsiyonlar hâlinde kullanmak isteyenler için pratik bir çözümdür. Salata gibi nohudun kendi şeklini koruması gereken tariflerde donmuş nohut yerine taze pişmiş nohut tercih edilmesi, dokunun daha iyi korunmasını sağlar. Çorba ve püre gibi dokunun önemli olmadığı tariflerde ise dondurulmuş nohut arasında pratik açıdan bir fark yaratmaz.
Okuyucunun Dikkatine
Pişmiş nohudu pişirme suyuyla birlikte saklamak, hem kurumasını önler hem de o suyun çorba veya humusta değerlendirilmesine imkan tanır.
Yorumlar (2)
Islatmadan direkt kaynatınca dışın yumuşayıp içinin sert kalması sorununu tam yaşıyordum, artık nedenini biliyorum.
Sert suyun nohudun kabuğunu sertleştirebileceğini bilmiyordum, filtrelenmiş su tavsiyesi çok pratikti.