Toprağın Altındaki Kanıt: Dünyanın En Eski Şarap İzleri
Tiflis'in güneyindeki Kvemo Kartli bölgesinde, Gadachrili Gora, Dangreuli Gora ve Şulaveri köyündeki höyüklerde topraktan çıkan kil parçaları üzerinde şarap kalıntısına ait izler bulundu. Arkeologların İÖ 6. binyıla, yani günümüzden yaklaşık 8.000 yıl öncesine tarihlendirdiği bu buluntular, üzüm çekirdekleri ve erken dönem kvevrilerle birlikte ortaya çıktı.
2017'de Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan araştırmaya göre bu bulgular, bilinen en erken bağcılık ve şarap üretimi kanıtları arasında sayılıyor. Gürcistan'ın dünyanın en eski bağcılık bölgelerinden biri olarak anılmasının dayanağı, bir tadım kültürü iddiası değil, bu arkeolojik kayıttır.
Şarabın burada bu kadar erken tarihlenmiş olması, onu yalnızca bir içecek değil, toprakla, tarımla ve yerleşik hayatla iç içe geçmiş bir üretim geleneği hâline getiriyor. Sofradaki merkezi yeri de büyük ölçüde bu tarihsel derinlikten besleniyor.
Kvevri: Toprağa Gömülü Kil Küpün Yöntemi
Kvevri, şarabın fermente edilip yaşlandırıldığı, kulpsuz ve yumurta biçimli büyük toprak küplere verilen addır. Hacimleri 20 litreden 10.000 litreye kadar değişebilir; tipik bir kvevri yaklaşık 800 litre alır.
Küpler ya doğrudan toprağa gömülür ya da mahzen zemininin içine yerleştirilir. Üzüm suyu kabuk ve çekirdekle birlikte küpe doldurulur, ağzı kapatılıp toprakla örtülür; fermantasyon ve olgunlaşma süreci UNESCO kayıtlarına göre beş ila altı ay sürer.
UNESCO bu yöntemi 2013 yılında "Ancient Georgian traditional Qvevri wine-making method" (Antik Gürcü Geleneksel Kvevri Şarap Yapım Yöntemi) başlığıyla Somut Olmayan Kültürel Miras listesine kaydetti. Kayıt yalnız üretim tekniğini değil, kil temini, küp yapımı ve bilginin aileler arasında kuşaktan kuşağa aktarılma biçimini de kapsıyor.
Şarabın rengini ve dokusunu belirleyen de bu temas biçimidir: kabuk ve çekirdekle uzun süre birlikte fermente edilen beyaz üzümler, kehribar ("amber wine") olarak anılan koyu, tanenli bir şarap verir; bu üslubun kökeni kaynaklarda Gürcistan'a bağlanır. Gürcistan'da üretilen üzümün yaklaşık yüzde yetmişi tek bir bölgeden, doğudaki Kakheti'den gelir; ülkenin en yaygın beyaz üzüm çeşidi olan Rkatsiteli de büyük ölçüde bu bölgede yetiştirilir.
Asma Çubuğundan Haç: Şarabın Dinî Boyutu
Gürcü Ortodoks Hristiyanlığının kuruluş anlatısı da asmayla iç içe geçer. Rivayete göre Gürcistan'a hristiyanlığı getiren 4. yüzyıl azizesi Nino'ya bir vizyonda Meryem Ana tarafından asma çubuğundan örülü bir haç verilir; Nino uyandığında bu haçı kendi saçıyla bağlayıp yanında taşır.
Asma çubuğundan haç, bugün de Gürcü Hristiyanlığının en tanınan simgelerinden biridir ve doğrudan Aziz Nino ile özdeşleşmiştir. Bağın burada yalnız bir tarım ürünü değil, ulusal kimliğin kurucu simgelerinden biri olarak yer alması, şarabın sofradaki merkeziliğine tarihsel katmanın yanına dinsel bir katman daha ekler.
Supra: Bir Ziyafetten Fazlası
Supra, Gürcü toplumsal hayatının merkezinde duran geleneksel sofra ziyafetidir. Kelimenin kökeni Farsça "sofre"ye, oradan da Arapçaya uzanır ve Gürcüceye Safevi etkisi döneminde girmiştir.
İki temel tür ayrılır: neşeli vesilelerde düzenlenen "keipi" ve cenaze sonrası yapılan ağırbaşlı "kelekhi". Her ikisinde de sofra, aile ve dostluk bağlarını tazeleyen bir araç olarak kurgulanır; davet çoğu zaman önceden planlanmadan, misafire ya da yakınlara aniden açılır.
Bir supra, boyutu ve türü ne olursa olsun her zaman bir tamada tarafından yönetilir. Sofrayı sıradan bir yemekten çok, sıralı bir hitabet ve kadeh kaldırma törenine dönüştüren de bu roldür.
Tamada: Hitabetle Yönetilen Kadeh Sırası
Tamada'nın kim olacağı sofranın büyüklüğüne göre değişir. Küçük buluşmalarda bu görevi genelde ev sahibi üstlenir; kalabalık davetlerde aile önceden birini belirler, orta ölçekli sofralarda ise karar masadakiler arasında ortaklaşa alınır. Görev bir kez verildiğinde tamada, masanın emredeni değil, sohbeti ve ritmi yöneten bir lidere dönüşür.
Kadeh kaldırma belirli bir sırayla ilerler: önce tamada söz alıp bir tema üzerine konuşur, misafirler kadehlerini kaldırır ama hemen içmez; söz genellikle saat yönünün tersine sırayla dolaşır, her konuşmacı kendi payına düşen sözü söyledikten sonra kadehini boşaltır.
Toast sırasında yemek yemek serbesttir, ama başkası konuşurken sohbete girmek hoş karşılanmaz. Tanrı, Gürcistan, aile ve atalar gibi tekrar eden temalar üzerinden ilerleyen bu döngü, iyi bir tamada'dan yalnızca kadeh kaldırmayı yönetmesini değil, doğaçlama söz söyleme becerisini de bekler; en usta kabul edilen tamadalar, sıradan bir düşünceyi bile özgün ve akıcı cümlelerle söze dökebilenlerdir.
Sofradaki Yemekler: Khachapuri, Khinkali, Pkhali
Supra sofrasının omurgasını oluşturan yemeklerden khachapuri, adını "khach'o" (peynir) ve "p'uri" (ekmek) kelimelerinden alır. En yaygın biçimi olan imeruli, tuzlu İmereti peyniriyle doldurulur; tekne biçimindeki acaruli ise üzerine tereyağı ve çiğ yumurta sarısı eklenerek servis edilir.
Khinkali, kıyma, soğan ve kimyonla doldurulup büklüm büklüm kapatılan hamur mantısıdır; kökeni Gürcistan'ın dağlık kuzey bölgeleri Pşavi ve Hevsureti'ye, çobanların kışlık yemeğine dayanır. Geleneksel olarak çatal-bıçaksız, elle yenir; ilk ısırıkta içindeki suyu emmek gerekir, üstteki büklüm kısmı ("k'udi") ise yenmez, tabakta bırakılarak kaç tane yenildiği sayılır.
Pkhali, ıspanak, pancar ya da fasulye gibi haşlanmış sebzelerin dövülmüş cevizle, sarımsak ve baharatla karıştırılıp topak hâline getirilmesiyle yapılır; restoranlarda genellikle ıspanak, pancar ve beyaz fasulye pkhali'si olmak üzere birkaç çeşidi bir arada, nar taneleriyle süslenerek gelir. Cevizli soslar, Gürcü mutfağının pek çok bölgesinde tekrar eden ortak bir imza sayılır.
Misafirperverlik: Sofranın Sosyal Sözleşmesi
Gürcü kültüründe supra, önceden planlanmış bir organizasyondan çok, aile ve dostluk bağının kendiliğinden ifadesi olarak görülür; bir sofra akrabaya, arkadaşa ya da eve gelen misafire aniden de açılabilir. Kaynaklar, yeme içmenin Gürcü kültüründe bu denli önemli sayılmasının başlıca nedenlerinden birinin de aileye ve dostluğa verilen bu değer olduğunu belirtir. Her supra'nın kendi tamada'sının bulunması, bu davetin baştan sona bir tören ciddiyetiyle yürütüldüğünü gösterir.
Şarabın burada içki olarak değil, kadeh kaldırmanın aracı olarak var olması, sofrayı bir tüketim değil bir sosyal sözleşme alanına dönüştürür. Yemek, söz ve müzik birbirinin yerini almadan, sırayla ve kurallı biçimde bir araya gelir.
Gürcistan mutfağında şarabın sofranın merkezinde durmasının kaynağı da tam olarak bu: içecek burada, arkeolojik kökleri kadar eski bir toplumsal ritüelin, supra'nın, hem nedeni hem de aracı durumundadır.
Yorumlar (3)
Kadeh kaldırma sırasının saat yönünün tersine ilerlediğini ve konuşan kişi bitirene kadar kimsenin araya girmediğini bilmiyordum, tören gerçekten ayrıntılı anlatılmış.
Kvevri küplerinin 800 litreye kadar çıkabildiğini bilmiyordum, toprağa gömme geleneği çok ilginç bir detaydı.
8.000 yıllık şarap kalıntısı bulunması inanılmaz, Gürcistan'ın bu unvanı hak ettiğini şimdi anlıyorum.